Muci Kids

Home / Muci Kids

Eğitim Yaklaşımı

Düş Mucitleri EduCere Eğitim Sistemi

18-24 ay Oyun Grubu   24-36 ay Toddler ELC

Eğitim (education) sözcüğü, Latince “educare” ya da “educere” kökünden türetilmiştir. Bu iki sözcüğün yazılış ve okunuşu hemen hemen aynı ise de anlamları birbirinden çok farklıdır.

Educare anlamında eğitim, öğreneni özel bir beceriyle donatmak için “talim”e, egzersize tabi tutmaktır. Söz konusu beceri genellikle fiziksel bir beceridir. Bir mühendis ya da cerrahın veya bir tamirci ya da dişçinin el becerisi yahut da bir dansçı veya futbolcunun ayak becerisi gibi. Öte yandan, matematik, mantık veya dilbilimsel çözümleme gibi zihinsel becerilerden de bahsetmek mümkündür. Educare yaklaşımı normalde özel bir iş ya da meslekle bağlantılıdır. Bunun anlamı en fazla iş imkânı olan alanlardaki becerilere en fazla önceliğin verileceğidir. Böylelikle mühendislik, doktorluk, dişçilik, vb., öğrenilmeye değer konular olacak; felsefe, edebiyat, tarih, güzel sanatlar gibi konular da öncelikler sırasında hiçbir zaman yer alamayacaktır.

Kısacası eğitime educare yaklaşımıyla bakmak, öğrencileri mevcut sisteme alıştırmayı tasarlayan bir yaklaşım olup, tek tipliliği ortaya çıkaraktır.

Educere anlamında eğitim ise olgunlaştırma, talebelerin hem dünyayı hem de kendilerini keşfetmelerine izin verme; değerli olduklarını farkına vardırma, zihni veya fiziki birtakım becerileri geliştirmektir. Bu süreçte çocuk, becerileri başka bir kişinin otoritesi temelinde olmaksızın, kendi başına edinmeye, hatta öğretmeninden farklı olmaya teşvik edilecektir. Bu yaklaşımı benimsemiş öğretmenin rolü, pedagogluktan çok kaynaklık, bilgiyi vermekten çok, keşif sürecinde teşvik, bir rehberliktir sadece.

Kısacası, Düş Mucitleri Educere Eğitim egemen anlayışı, bireysel özerklik olacaktır. Eğitmek, bir prototipe, bir modele göre yetişkinler üretmek değil, insanlardaki özgünlüğü engelleyen şeyleri ortaya koymak, fertlere kendi tekil kimliğine göre var olma şansı tanımak olacaktır.

 

 Düş Mucitleri Holistik Eğitim Sistemi

Bilim İnsanları zekayı “beynin anlama ve öğrenme kapasitesi” olarak tanımlamayı çoktan bıraktı. Artık çoklu zekâ kavramı diye bir ley var. Kim çocuğunun zeki, anlayışlı, kibar, başarılı, sevecen biri olarak yetişmesini istemez. Peki erken çocukluk döneminde bir çocuğun henüz işlenmemiş beyninin hangi yönde nasıl gelişeceğini belirleyen nedir? Onu bir insan olarak tanımlayan ve zeki olarak nitelenmesini sağlayan?  Şans mı? Genetik mı? Acaba çocuğumuzun zekasını geliştirmek için zekayı geliştirdiği ileri sürülen bir sürü sesli, rengarenk oyuncaklara, pırıltılı kartlara ihtiyacımız var mı?

Öncelikle şuna karar vermemiz gerekiyor; akademik zorlukların kolayca üstesinden gelen, hedeflerine ne pahasına olursa olsun ulaşmayı başaran çocuklar mı yetiştirmek istiyoruz yoksa dünyaya karşı meraklı, alışılmadık durumlarla karşılaştıklarında azim, esneklik ve yaratıcılıkla bunun üstesinden gelmeyi başaran çocuklar mı?

Zeki bir çocuk, yalnızca genlerinin sayesinde ve gittiği okul ile değil, aynı zamanda ebeveynle kurulan sağlıklı zihinsel, sosyal ve moral ilişkinin sayesinde yetişir.

Düş Mucitlerinde okul ile ailenin etkileşim içinde olması çocuğun gerçek yaşam deneyimleri kazanmasında çok önemli bir gerekliliktir.  Topluluk içinde uyumlu hareket eden, yeni çıkış yolları yaratabilen, empati sahibi, bir yetişkin tarafından otokontrol edilen değil, kendi otokontrolünü eline alabilmiş bireyler yetiştirmenin yolu; pozitif birliktelikten ve sosyal yaşamda birlikte yaşayıp öğrenmekten geçiyor.

Bu yoldan hareket ile Düş Mucitleri eğitimi bir bütün olarak alır ve çocuğun sadece gelecekte olacağı meslek için akademik birikim üzerine odaklanmaz. Bizim için amaç” Yaratıcı ve Özgüven Sahibi Birey Olmak ve öğrenmeyi öğrenmektir. Bunu gerçekleştirmek için de aracımız oyun ve Doğa’dır.

Üç yaşından itibaren Düş Mucitleri, Doğa’da keşfeder, atölyelerde dener ve uygular, kısacası sürekli Merak Eder ve Merakı beslenir. Merak eden çocuk ise öğrenmeyi öğrenir. Düş Mucitlerinde 3 yaşında Öğrenmeyi öğrenmek ile başlayan serüven 6 yaşında ilkokula geçme sürecine beslenerek aktarılır. Öğrenmeyi öğrenen Düş Mucitleri ilkokula, bilgi yükünden yorulmuş olarak değil, özgüveni yüksek, sosyal duygusal gelişimi yüksek, yeteneklerinin farkında, öğrenmeye motivasyonlu ve fark yaratan bireyler olarak geçerler.